DOKTORLAR 'FAZLA MESAİ' VE 'KIDEM TAZMİNATI' ALABİLİR Mİ?

Yargıtay, özel hastenelerde çalışan doktorlar için emsal teşkil edecek bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, örnek davada doktorların kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alıp almayacakları konusunda değerlendirmelerde bulundu.
17 Ekim 2019 07:28

İşte Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin bir göz doktorunun açtığı dava ile ilgili verdiği kararın özeti:

MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının göz doktoru olarak davalı hastanede çalıştığını, 2008 Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları ücretlerinin eksik ödendiğini, hafta içi 08.00- 18.00 saatleri arasında, cumartesi ise 13.30'a kadar çalıştığını, fakat fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, milli bayramlarda çalıştığını, yıllık izin ücretlerinin tam kullanmadığını ileri sürerek bir kısım işçilik alacağı talebinde bulunmuştur.

 B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının ailevi nedenlerle ve kendi isteği ile istifa dilekçesi verdiğini, tüm haklarını alarak işten ayrıldığını, kendi bilgileri dışında ayrıca bir çalışması varsa bunun ücretlerinin diğer davalı yandan tahsilini talep etmesi gerektiğini, haftalık çalışmasının 45 saati aşmadığını, davacının verdiği istifa nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, tüm yıllık izinlerini kullandığını, genel tatil ücreti alacağı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, kendilerinin işletmeciliğe başladığı dönemde davacının diğer davalı şirkette çalıştığını, davacının kendilerinde çalışmadığını bu durumun resmi kayıtlar ile sabit olduğunu, kendilerinin göz bölümünü işlettiği 2007 ve 2008 yıllarında davacıya sadece kendisinin muayene ettiği hastalarla ilgili olarak ücret ve prim ödendiğini, bu ödemelerin bankadan yapıldığını, işletmecilik yaptığı dönemde de işveren sıfatı olmadığını, hastalarından dolayı davacıya prim ödemiş olmalarının kendilerini işveren yapmayacağını, davacının davalı hastanenin sevk ve idaresinde çalıştığını, davacı ile yazılı veya sözlü bir ücret anlaşmaları olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ve her iki davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi, belge ve delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesi ve özellikle usulden de olsa bozma ile önceki karar ortadan kalktığından mahkemece bozma sonrası tahkikata devam edilmesinde usule aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek dava açmış, davalılar davacının işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını savunmuşlardır. Davalı ... Hizmetler A.Ş. Vekili davacı adına atfen imzalı 01.04.2009 tarihli ibraname başlıklı ve içeriğinde " 01.06.2005-01.04.2009 tarihleri arasında çalışmış olduğum, yukarıdaki adreste kurulu olan işyerinden ailevi nedenlerden dolayı kendi isteğim ile istifa ediyorum. Bu iş yerinde çalıştığım süre boyunca hak kazandığım normal ücret, hak ediş tutarlarım, fazla mesai, hafta tatili, resmi ve genel tatil ücretlerimi, ikramiye ve primlerimi, yıllık izin haklarımı tam ve noksansız bir şekilde almış olduğumu beyan ve kabul ederim" yazılı belgeyi sunmuş dava dilekçesinde söz edilmeyen bu belgedeki davacı adına atfen el yazısı ve imza davacı tarafça inkar edilmiş, yapılan grofolojik araştırmada imzanın davacının el ürünü olduğu saptanmıştır.
İbraname başlıklı belge 2. Paragrafı itibari ile yazılı haklar açısından geçerli değil ise de diğer yönler açısından geçerlidir. Davacı taraf belge içeriğini inkar etmemiş imzanın kendisine ait olmadığı savunması da gerçek çıkmamıştır. Davacı Uzman Doktor olup imzaladığı belgenin içeriğini ve yasal sonuçlarını bilebilecek durumdadır. İrade fesadı hali de söz konusu olmadığından davacının iş akdini kendisinin ailevi nedenler ile feshettiğinin kabulü ile kıdem tazminatı isteğinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SGKREHBERİ

SAĞLIK ÇALIŞANI SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...